Can sadakası fitre

Prof. Vecdi AKYÜZ
Can sadakası fitre

Fitir sözlükte “orucu açma (fitr), yaratılış (fıtrat), yaratılıştaki temizlik, dini kabul edecek asli temizlik ve din kanunu” manasına gelir. Mecburi sadakalardan biri olan fitre yaratılışa ve sağlığa nişanesi olarak ödenir. Bu sebeple, “Ramazan’ın sonuna yetişen ve nisap mikan mala sahip olan hür Müslümana vacip olan sadaka” fitre adını almaktadır. Sadaka-i Fitır (sağ oluş sadakası, baş sadakası, can sadakası) veya çok yaygın adıyla Fitre ya da Fitra olarak bilinir. Böylelikle fitre, Ramazan sonunda orucu açmak ve bayramı karşılamak için meşru kılınmış olmaktadır. Fitrenin işlevleri. Bir hadiste de belirtildiği gibi, biri oruç tutana, diğeri de fakirlere ait olmak üzere, fitrenin başlıca iki meşru kılınma hikmeti vardır:

1. Oruçlunun, tuttuğu oruca, boş ve çirkin söz ve davranışlardan dolayı karışmış olmasından doğabilecek günah ve kusurları temizlemek bunlardan biridir. Çünkü iyiliklerin yapılması, kötülüklerin yok olması sonucunu doğurur. Bu sebeple fitre, sehiv secdesine benzetilmiştir.

2. Fakirlere bayram günlerinde yardım ve ikramda bulunmak suretiyle ihtiyacını gidermek, Müslüman

Toplumun onların hakkini gözettiğini hissettirir; onları da sevindirerek toplumun dayandığı yardımlaşma esasini gerçekte göstermek fitrenin öbür faydasıdır.

Fitre yükümlüleri.

Şartları taşıyan Müslümanlara fitre ödemek vaciptir. Ancak bu vacip, hemen değil, istenen vakitte ödenebilir. Fitre hicretin ikinci yılı şaban ayında emredilmiş olup, meşru kılınışı zekâttan öncedir.

Gerek Hz. Peygamber, gerekse sahabe zekât ayeti indikten sonra ve önce fitreyi devamlı olarak ödediler.  Fitrenin vacip olması için, nisaba malik olmak şarttır. Belirtilen miktardaki malın, asli ihtiyaçlar dışında elde bulunması gerekir. Malın üzerinden bir yıl geçmesi ve nisabın artması veya sabit kalması şart değildir. Nisaba malik kimse, fitre vacip olduktan sonra, bu malı kaybetse veya nisabı eksilse bile, fitre borcu düşmez. Fakirin fitre ödemesi, gereksiz ve faydasızdır. Fitre ödemek için aklı olmak şart değildir.

Malı varsa, fitresini ödemek çocuğa da vaciptir; ancak ödeme işlemi, velisi tarafından ve çocuğun malından yapılır, malı yoksa fitresini ödemek, nafakasını sağlayana aittir. Ramazan’da mazeretli veya mazeretsiz olarak oruç tutmayanlara da, gerekli şartları taşıdığı takdirde fitre ödemek vaciptir.

Mükellef eşinin ve büyük çocuklarının izniyle onların mallarından fitrelerini ödeyebilir, izinsiz ödemek zorunda değildir. İzinsiz ödeme yapması halinde, borç düşmüş olur.

Prof.Dr. VECDİ AKYÜZ

FIKIH KÖŞESİ 10 Kasım 2004 Yeni Şafak